İyi Cerrah Sadece İyi Ameliyat Yapan Değildir
Hastalarımdan bana en sık yöneltilen sorulardan biri şudur:
“Hocam, iyi bir cerrah nasıl anlaşılır?”
Bu soruya tek cümleyle cevap vermek kolay değildir. Çünkü iyi cerrahlık, yalnızca teknik beceriyle ölçülebilecek bir kavram değildir. Yine de yıllar içinde bu soruya kendi cevabımı bulduğumu düşünüyorum.
İyi Cerrah, Sadece İyi Ameliyat Yapan Değildir
İyi cerrah, sadece iyi ameliyat yapan değildir.
Bu cümle ilk duyulduğunda şaşırtıcı gelebilir. Çünkü toplumda başarılı cerrah denildiğinde akla genellikle çok sayıda ameliyat yapan, zor vakaları üstlenen ve teknik açıdan güçlü bir hekim gelir. Elbette bunlar önemlidir. Ancak bunların hiçbiri tek başına iyi cerrah olmayı tanımlamaz.
Cerrahlık, el becerisi kadar akıl, bilgi, deneyim ve vicdan gerektiren bir meslektir. En önemli kararlarımızın önemli bir kısmını ameliyathanede değil, muayene odasında veririz.
Bazen en doğru karar, ameliyat kararı değildir.
Başarılı Bir Ameliyat, Doğru Hasta Seçimiyle Başlar
Meslek hayatım boyunca binlerce ameliyata girdim. Organ nakli cerrahisinden robotik cerrahiye, kolorektal cerrahiden tiroid ve obezite cerrahisine kadar farklı alanlarda çalıştım. Bu süreçte fark ettiğim en önemli gerçeklerden biri şuydu:
Başarılı bir ameliyat, doğru hasta seçimiyle başlar.
Bir ameliyat teknik olarak kusursuz olabilir. Ancak eğer gerçekten gerekli değilse, o başarı eksik kalır. Bu nedenle deneyimli bir cerrah, yalnızca “Nasıl ameliyat ederim?” sorusunu değil, “Bu hastayı gerçekten ameliyat etmeli miyim?” sorusunu da kendisine sormalıdır.
Her gün polikliniğe gelen hastaların önemli bir kısmı, ameliyat olacaklarını düşünerek gelir. Oysa bazıları için en doğru tedavi düzenli takip, ilaç tedavisi ya da yaşam tarzı değişikliğidir.
Bunu söyleyebilmek, bazen ameliyat yapmaktan daha zordur.
Çünkü cerrahlık yalnızca müdahale etmek değil, gerektiğinde beklemeyi de bilmektir.
Teknoloji Cerrahiye Katkı Sağlar, Kararı Cerrah Verir
Bugün teknoloji cerrahiye büyük katkılar sağlıyor. Robotik sistemler, laparoskopik yöntemler, yüksek çözünürlüklü görüntüleme cihazları ve gelişmiş enerji sistemleri sayesinde birçok ameliyat daha küçük kesilerle, daha güvenli ve daha konforlu şekilde yapılabiliyor.
Ancak teknoloji hiçbir zaman karar vermez.
Kararı veren, hastayı bütün yönleriyle değerlendiren cerrahtır.
Bilgisayar ekranında görülen görüntü, laboratuvar sonuçları ya da radyolojik incelemeler tek başına tedaviyi belirlemez. Çünkü tıp, yalnızca görüntülere değil, insana bakma sanatıdır.
Standart Tedaviler Vardır Ama Standart Hastalar Yoktur
Aynı hastalığa sahip iki kişiye her zaman aynı tedavi uygulanmaz.
Yaş, eşlik eden hastalıklar, günlük yaşam, beklentiler, meslek, aile yapısı ve hatta hastanın öncelikleri bile tedavi planını değiştirebilir.
İşte bu nedenle tıpta standart tedaviler vardır ama standart hastalar yoktur.
İyi Cerrah Dinlemeyi Bilendir
İyi cerrahın en önemli özelliklerinden biri de dinlemeyi bilmesidir.
Bazen hastalar tanıdan çok anlaşılmak ister. Endişelerini paylaşmak, korkularını dile getirmek ve kendilerini güvende hissetmek isterler. Hekim ile hasta arasında kurulan güven ilişkisi, tedavinin görünmeyen ama en güçlü parçalarından biridir.
Hastasına yeterince zaman ayırmayan, sorularını önemsemeyen ya da karar sürecine onu dahil etmeyen bir yaklaşım, teknik olarak başarılı olsa bile eksik kalacaktır.
Tedavi Ortak Bir Yol Haritasıdır
Ben hastalarıma mümkün olduğunca tüm seçenekleri anlatmaya çalışırım.
Ameliyat gerekiyorsa neden gerekli olduğunu…
Beklemek mümkünse neden beklenebileceğini…
Başka bir tedavi seçeneği varsa bunun avantaj ve dezavantajlarını…
Çünkü tedavi, cerrahın tek başına verdiği bir karar değil; hasta ile birlikte oluşturulan ortak bir yol haritasıdır.
Cerrahın Başarısı Sadece Ameliyat Sayısıyla Ölçülmez
Hekimlik yıllar içinde bana bir başka önemli gerçeği daha öğretti.
Cerrahın başarısı yaptığı ameliyat sayısıyla ölçülmez.
Asıl başarı, hastanın sağlığına ne kadar katkı sağlayabildiğidir.
Bazen başarılı bir ameliyat, hastanın yaşam kalitesini yıllarca artırır.
Bazen de başarılı bir karar, hiç ameliyat yapmamaktır.
Her Hasta İçin En Doğru Tedaviyi Bulmak
İşte bu nedenle meslek hayatım boyunca “Her hastayı ameliyat etmek” yerine, “Her hasta için en doğru tedaviyi bulmak” anlayışını benimsedim.
Bu yaklaşımın kolay olduğunu söyleyemem.
Çünkü bazen ameliyat etmemek sabır ister.
Bazen takip etmek cesaret ister.
Bazen de hastaya, duymayı beklediğinden farklı bir gerçeği anlatmak gerekir.
Ancak hekimlik, popüler olanı değil; doğru olanı yapma mesleğidir.
Doğru Bilgiyi Sade Bir Dille Paylaşmak
Günümüzde internet sayesinde bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay. Bununla birlikte bilgi kirliliği de aynı hızla artıyor. Hastalar farklı kaynaklardan çok sayıda öneri duyuyor, bazen birbirine tamamen zıt görüşlerle karşılaşıyor.
Bu noktada iyi cerrahın görevi sadece ameliyat yapmak değil, doğru bilgiyi sade ve anlaşılır bir dille paylaşmaktır.
Çünkü bilinçli hasta, tedavi sürecinin en önemli paydaşlarından biridir.
İnsanlar Kendilerini Nasıl Hissettirdiğinizi Unutmaz
Yıllar geçtikçe şunu daha iyi anlıyorum:
İnsanlar çoğu zaman yaptığınız ameliyatın teknik ayrıntılarını hatırlamaz.
Ama kendilerini nasıl hissettirdiğinizi hiç unutmazlar.
Onları dinleyip dinlemediğinizi…
Sorularını sabırla cevaplayıp cevaplamadığınızı…
En önemlisi de, gerçekten onların yararını düşünüp düşünmediğinizi…
İşte iyi cerrahlık tam da burada başlar.
Ameliyathanede değil, insan ilişkilerinde…
Bıçakta değil, kararda…
Teknikte değil, güven duygusunda…
Benim İçin Cerrahlığın Gerçek Tanımı
Çünkü iyi cerrah, yalnızca iyi ameliyat yapan kişi değildir.
İyi cerrah; doğru endikasyonu koyan, gerektiğinde ameliyat etmeyen, hastasını dinleyen, bilgi ve deneyimini etik değerlerle birleştiren ve her kararında hastasının yararını ön planda tutan hekimdir.
Benim için cerrahlığın gerçek tanımı da budur.

